SON DAKİKA
  • YÜZYILIN DEĞİL BİN YILIN PROJESİYMİŞ

    14 Nisan 2015 - 10:13
    YÜZYILIN DEĞİL BİN YILIN PROJESİYMİŞ

    Türkiye’nin İlk Nükleer Santrali Akkuyu’nun Temeli Atılıyor

    Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak Akkuyu Nükleer Santral’nin yapımına başlandı. Proje kapsamında, Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları’nın temeli Mersin’in Gülnar İlçesi’nde atılıyor.

    20 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

    20 milyar doların üzerinde bir yatırım öngörülen ve inşaatında yaklaşık 8 milyar dolarlık iş hacminin Türk şirketlerince karşılanması beklenen Akkuyu Nükleer Santrali için düzenlenen tören saat 12.30’da başladı. Temel atma törenine Bakan Yıldız’ın yanı sıra Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom Genel Müdürü Sergey Kiriyenko, Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Fuad Akhundov ve diğer üst düzey yetkililer katıldı.

    ÇEVRECİ PROJE OLACAK

    Temel atma töreninde konuşan Taner yıldız projenin çevreci vasfı ile öne çıkacağını ve bölgeye hiç bir zararının olmayacağını söyledi.

    “DEPREME DAYANIKLI”

    Yıldız inşaa edilecek yapının 9 şiddetinde depreme dayanıklı olacağının altını çizdi.

    YÜZYILIN DEĞİL BİN YILIN PROJESİYMİŞ

    Enerji Bakanı projenin yüzyılın değil bin yılın projesi olduğunu belirtti.

    Nükleer santrallerin zararları

    Nükleer santralin zararlarıNükleer santrallerde enerji,  istasyonun merkezindeki reaktörün içinde üretilen ısıyla sağlanır. Bu ısı, uranyum atomunun zincirleme reaksiyonu sonucu elde edilir. Atomun çıkardığı ısı enerjisi yüksektir, ama çıkardığı radyasyon çok daha yüksek ve zararlıdır. Ancak özel binalarda veya kurşun mezarlarda saklanabilir. Reaktörde, açığa çıkan nötronları emme yeteneği olan kontrol çubukları vardır. Çubuklardan çıkan bu ısı reaktörün çevresini saran gaz tabakası tarafından emilir. Isınan gaz ısı değiştirici de ki ufak boruların içindeki suya alınır.

    Uranyum içerisinde ısı verecek enerji tükendikten sonra uranyum çubukları soğuyuncaya, radyasyon normal seviyeye gelinceye kadar suyun altında muhafaza edilirler. Muhafaza süresi dolduktan sonra yapılan analizler sonunda  radyasyon seviyesi yüksek olanlar ayrılır.  Radyasyonu normal düzeye inen katı cisimler toprağa gömülürken, sıvı olanlar denizlere veya göllere karıştırılır.[ads]

    Nükleer Santrallerin Çevreye Zararları

    Nükleer Santrallerden çıkacak radyoaktif atıkların çevreye ulaşımı; rüzgârın ve yağmurun yardımıyla atmosferde taşınması birde denizlere, göllere ve toprağa karışımı şeklinde olur. Doğa olaylarıyla bitki örtüsüne ve sulara karışan radyo aktif maddelerin insan vücuduna ulaşımı kolaylaşmış olur.

    Nükleer Santrallerin İnsan Sağlığına Zararları

    1. Nükleer reaktörlerin çalışması sırasında atık olarak ortaya çıkan Plütonyum üst düzeyde zehirli ve kanser yapıcıdır. Doğada bulunma ömrü 250 yıldır.
    2. Açığa çıkan bir diğer radyoaktif madde olan STRONSİYUM yağış yoluyla bitkilere oradan da hayvanların sütüne geçerek insanlara bulaşır. Kan kanserine ( lösemi) yol açar. 280 yıl ömrü vardır.
    3. SEZYUM ve İYOD’ da besin yoluyla insan vücuduna girer ve  Tiroid bezi kanserine, çocuklarda büyüme aksaklıklarına ve genetik bozukluklara neden olur.
    4. 1986 yılında Çernobil‘de meydana gelen nükleer patlama sonucu etki alanına giren bölgelerde radyasyonun zararları etkilerine uzun yıllar rastlanmıştır.

    Sonuç olarak nükleer santraller kurulumu uzun süren ve yüksek maliyetli olan tesislerdir.  Ömrünü tamamlayan tesislerin sökülmesi işlemi de uzun süreli ve oldukça risklidir. Ayrıca dünyada şu ana kadar radyoaktif atıkların güvenle saklanabilmesine yönelik bir formül bulunabilmiş değildir.  Doğa olaylarının ( Deprem, tsunami vb.) çokça yaşandığı dünyamızda nükleer santraller sürekli kaza tehlikesi taşımaktadırlar.