Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

Yazarın Diğer Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet

Başkan Cumhuriyet rejimini oya sunuyordu.
158 el havaya kalktı.
Başkan’dan tok ses geldi;
“Oybirliği ile kabul edilmiştir!..”
Saat 20.30’du…
Öyle bir alkış patladı ki, şiddetinden pencere
camları zangırdadı.
Kucaklaşanlar,
ağlayanlar vardı…
Haber dışarda bekleyen kalabalığa ulaşmıştı…
Onlar da alkışlamaya ve bağırmaya başladılar;
“Yaşasın Cumhuriyet!”
Namluları istasyon yönüne dönük toplar,
Türkiye Cumhuriyeti’nin
doğumunu duyurdular!


Ve bir de Cumhurbaşkanı seçilmeliydi. Cumhuriyet’in ilânından sadece 15 dakika sonra, Cumhurbaşkanı’nın hemen seçilmesi teklif edildi.
Aday yoktu aslında.
Gizli oylamada mebuslar istediği ismi yazmakta serbesttiler. 158 mebusun tamamı Gazi Mustafa Kemâl’in adını yazmıştı.
Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Kemal, meclis salonunu çınlatan alkışlar eşliğinde konuşmasını şöyle bitirdi:
“Daima muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir surette yapışarak onların şahıslarından kendimi bir an bile üstün görmeyerek çalışacağım.
Milletin teveccühünü daima dayanak noktası telakki ederek hep beraber ileriye gideceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”


Bu konuşmanın ardından, Afyon vekili Hami Bey kürsüde bir dua okudu, tarihi oturum da son buldu.
Mustafa Kemal Paşa, sabah 10’da Meclis Başkanı olarak geldiği binadan 12 saat sonra Cumhurbaşkanı olarak ayrıldı!
Meclis çıkışında 20 asker “Cumhuriyet’in İlk Cumhurbaşkanı”nı silah atarak kutladı.


Ankara İstasyonu bayraklar, defne dalları
ile süslenmişti…
Peron tıklım tıklım doluydu.
Başkomutan bekleniyordu!
Makinist; istasyona düdüğünü öttüre öttüre girdi,
Gazi Paşa’nın ineceği kapıyı,
yere serilen yol halısına denk getirmeyi başardı.
Bando;
‘’Hoş Gelişler Ola/ Mustafa Kemâl Paşa’’
bestesini çalmaya başlamıştı…
Sarı Paşa,
sade mareşal üniforması, tığ gibi endamı,
çok yakışan kalpağı ile vagon kapısının çerçevesi içinde göründü.
41 yaşındaydı!
Sanki bir cephanelik patladı!
Bir gürültü yükseldi kalabalıktan!
Alkış ve çığlıklara sevinç gözyaşları karıştı;
‘’Yaşasın Cumhuriyet!’’


Cumhuriyet,
onu reklam arası gören şeriatçı zihniyete inat;
“en büyük” bayramımızdır!
Yurttaş, ülkenin sahibi,
özgür, çağdaş
bir memleketin insanının
“onur duyduğu” bayramdır!
Mustafa Kemâl Atatürk’ün
emanetidir!
Devrimleriyle…
İlke ve kazanımlarıyla!..


Cumhuriyet;
kurtuluş ve kuruluşun;
tartışmasız manifestosudur!
Gözbebeğimizdir…
En kıymetlimizdir!
Cumhuriyet, ulusumuzun egemenliği
devletin de bağımsızlığıdır!
Kurucusunun ifadesi ile;
“Fazilettir!..”
“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir!”


Kocatepe’deki “Sarışın Kurt”..
Mavi gözleri çakmak çakmak..
Nâzım’ın “Kuvay-i Milliye Destanı”nın
Şayak Kalpaklı Adam’ı!
Mustafa’m…
Mustafa Kemâl’im!
“En büyüğü” Mustafa Kemâl’lerin!
Ozanın dizelerindeki gibi;
“Sana borçluyuz ta derinden,
Işığısın bu yurdun,
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize,
Çünkü Cumhuriyeti’mizi sen kurdun Yol Arkadaşların ile !”


29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
hep kutlanacaktır.
Yaşasın Türkiye!
Yaşasın Cumhuriyet!..
Unutursak seni
kalbimiz kurusun
Mustafa Kemâl Atatürk’ümüz!
ve
Kemâl’in Askerleri…


Nice 95 Yıllara!
Kutlu olsun!..

Yazarın Diğer Yazıları