• Üçlü zirve sonrası liderlerden ortak açıklama

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Ankara'da yapılan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi sona erdi. Putin, Erdoğan ve Ruhani'nin 1 saat 40 dakika süren görüşmesinden sonra açıklama yapıldı.

    04 Nisan 2018 - 17:17
    Üçlü zirve sonrası liderlerden ortak açıklama

    Kritik zirve sonrası ilk açıklamayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

    ERDOĞAN: ATILACAK ADIMLARI BELİRLEDİK

    Ankara’daki zirvede ilk söz alan isim Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Erdoğan, “Bugün önümüzdeki döneme ışık tutacağına inandığımız istişareler gerçekleştirdik ve atılacak adımları belirledik. Gerginliği azaltma konusunda Türkiye olarak sorumluluklarımızın gereğini hassasiyetle yerine getiriyoruz. İdlib’de kısa süre önce tesis ettiğimiz 8. gözlem noktamızla bu konudaki kararlılığımızı gösterdiğimize inanıyoruz. Şu husus tüm dünya tarafından dikkate alınmalı. Suriye’nin toprak bütünlüğü, tüm terör örgütlerine aynı mesafede olunmasına bağlıdır” dedi.

    Erdoğan, tüm bölgeyi güvenli hale getirene kadar çalışmalara devam edileceğini aktarırken, “Şu ana kadar 4 bin kilometrekarelik bir alanı teröristlerden temizledik. Ülkemizde 3.5 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. Kontrol altına aldığımız yerleri Suriyeli kardeşlerimiz için yaşanabilir hale getiriyoruz” dedi. Erdoğan, “Suriye huzur bulmadan, Türkiye huzur bulamaz. Suriye’nin toprak bütünlüğünün temin edilmesi, kanlı çatışmaların önüne geçilmesi ve ülkenin geleceğinin yeniden inşası konusunda anlayış birliği içerisindeyiz. Önümüzde zor ama başarı ışığı giderek kuvvetlenen bir yol var” dedi.

    RUHANİ: SURİYE’NİN GELECEĞİ SADECE SURİYE HALKINI İLGİLENDİRİR

    Erdoğan’ın ardından açıklamalarda bulunan Ruhani, bölgenin son yıllarda büyük ve çok önemli sorunlarla karşılaştığını aktardı. Ruhani, “Bu sorun da terörizmdi. Bu teröristler bazı ülkeler tarafından eğitilmiş ve modern silahlar temin edilmiştir. Suriye halkının barışa kavuşma umudunun daha çok olduğunu görmekten mutluyum” ifadesini kullandı.

    Ruhani, “Bugün çok mutluyum ki, üç ülke liderleri Ankara’da ikinci zirveyi gerçekleştirdi. Zirvelerde Suriye ve Suriyeli mültecilerle ilgili çeşitli ve çok önemli toplantılar yaptık. Benim içim en mutlu anlar özellikle Suriyeli mazlum halka yardım için mutabık kalınan an oldu. Her üç ülke de geçmişe nazaran bu konudaki yardımları daha da geliştirmek istiyor” dedi. Ruhani, “Hiçbir ülke Suriye’nin geleceği için karar veremez. Suriye’nin geleceği sadece Suriye halkını ilgilendirir. Suriye’nin birliğinin herkes tarafından tanınmasını istiyoruz” açıklamasını yaptı.

    PUTİN: SURİYE’DEKİ İNSANİ YARDIM YETERLİ DEĞİL

    Erdoğan ve Ruhani’nin arkasından açıklamalarda bulunan Putin ise kritik zirvenin verimli geçtiğini aktardı. Putin, “Astana formatı verimli olduğunu birçok kez kanıtladı. Rusya, Türkiye ve İran’ın işbirliği sayesinde teröre önemli darbe indirdik. İç ve dış sığınmacılar evlerine dönüyor. Astana’daki müzakerelerde öncelik siyasi çözüme verilecek. Bazıları Suriye’de mezhepsel ve etnik çatışmaları körüklemeye çalışıyor. Rusya, Türkiye ve İran, Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlılığını teyit etti. İnsani yardım meselesinin siyasallaştırılmaması gerekiyor. Doğu Guta’da yüzbinlerce insanın kurtarılması için benzeri olmayan bir operasyon gerçekleştirdik. Rusya, Türkiye, İran dışında kimse adım atmıyor, Suriye’deki insani yardım yeterli değil” dedi.

    SORU CEVAP YAPILDI

    Toplantının ardından basın mensuplarıyla yapılan soru-cevap kısmında konuşan Erdoğan, “Biz bu toprak ameliyatlarına sıcak bakmıyoruz. Sabır, sabır, sabır, artık yetti. Afrin harekatını gerçekleştirmek zorunda kaldık. Oradaki altyapı çalışmalarını yine bizler yapıyoruz. Çadırkentlerde kalan bölge halkı geri dönmeye başladı. Afrin’de de yine Türkiye’de kamplarda kalan dostlarımız topraklarına, evlerine inşallah döneceklerdir. Onun da hazırlıklarını yapacağız. Ancak şunun bilinmesini özellikle istiyoruz. Bölgede gerek Rusya, gerek İran, Soçi’de başlayan süreci de Türkiye ve Tahran’la birlikte emin adımlarla yürüteceğiz. Astana’yı hiçbir zaman Cenevre’ye alternatif olarak sürmedik. Bizim için asıl olan netice almaktır çünkü netice alma mecburiyetimiz var, burada insanlar ölüyor. Biz babayız, yüreklerimiz parçalanıyor” dedi.

    ERDOĞAN: ABD’NİN ARAP ÜLKELERİNDEN KAÇ PARA İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİYOR

    İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’a “Suriye’de kalmamızı istiyorsanız, belki de faturasını siz ödemelisiniz” ifadelerine atfen, “Amerikalılar her gün bir şey söylüyor, ne sözlerine ne de vaatlerine güvenebiliyoruz” dedi. Ruhani, “ABD’liler her gün bir şey söylüyor. Mevcut ABD hükümetinin ne sözlerine ne de vaatlerine güvenebiliyoruz. Onlar kendilerinden belli bir görüntü gösterdiler. Önce Suriye’de kalıcı değiliz dediler. Sonra anlaşıldı ki, para peşindeler. Arap ülkelerine diyorlar ki, para verin kalalım diyorlar. Görünen o ki parayı alacaklar ve Suriye’den çıkmayacaklar” diye konuştu. Erdoğan, Ruhani’nin sözleri üzerine, “Ruhani kardeşim ABD’nin Arap ülkelerinden kaç para istediği söylemiyor” ifadelerini kullandı.

    PUTİN: TÜRKİYE BÜYÜK BİR YÜK ALDI

    Putin, “Türkiye, mülteci bakımından büyük bir yük aldı. Ama hakikaten çok eşsiz bir durum, diğer ülkeler Filistin’den yük aldı, Rusya olarak biz Ukrayna’dan gelen yükü üzerimize aldık. Mülteci göçmenler olmasın diye sorunları çözmemiz lazım. Erdoğan’ın yeni bir teklifte bulundu. Suriye genelinde, ihtiyaç duyan insanlara acil tıbbi yardım konusunda neler yapabileceğimizi ciddi bir şekilde değerlendireceğiz. Bu teklif çok isabetli oldu. Bu konuyu Sayın Ruhani de destekliyor” dedi.

    Erdoğan, “Tel Abyad’da bir sahra hastanesi kurmak istiyoruz. Bir de büyük fırın kurarak, oranın ekmek ihtiyacını karşılayarak oradaki mültecilere bu imkanı sağlamak istiyoruz. Putin ve Ruhani’ye şöyle bir teklifim var; güvenli bölgede konut inşası temin edelim. Bu konut inşasını yapmak suretiyle bu insanları çadırlardan kurtaralım. Bu insanlar artık bu yaşam koşullarından kurtulsun. 500’er metrekarelik bir arsaya yerel mimariyle yapılacak konutlar kendine imkanlar sağlasın. Böyle bir adımla onları normal yaşantısına kavuşturalım. Bu konuda bazı ülkelerin bazı taahhütleri var. Böyle bir adım atarsak faydalı olacağını düşünüyoruz” dedi.

    YORUMLAR