Muharrem İnce: Bisiklete bineceğim, kendi arabamı kullanacağım, korumayla gezmeyeceğim

Muharrem İnce: Bisiklete bineceğim, kendi arabamı kullanacağım, korumayla gezmeyeceğim
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce 24 Haziran seçimini kazanırsa ne yapacağını anlattı: Bisiklete binen, kendi arabasını kullanan, 3 bin korumayla gezmeyen misafirlerini Atatürk’ün mekanı Çankaya Köşkü’nde ağırlayan bir...

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce 24 Haziran seçimini kazanırsa ne yapacağını anlattı: Bisiklete binen, kendi arabasını kullanan, 3 bin korumayla gezmeyen misafirlerini Atatürk’ün mekanı Çankaya Köşkü’nde ağırlayan bir Cumhurbaşkanı olacağım. Türkiye’nin yaralarını saracağım.

Cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasıyla birlikte çalışmalarına başlayan CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce memleketi Yalova'da Sözcü'den Gökmen Ulu'ya konuştu.

– Neden cumhurbaşkanı adayı olmak istediniz?

Ben uzun zamandır bir iddia ortaya koydum: Türkiye'yi yönetmek. Cumhurbaşkanı adayı gösterilmemle birlikte Türkiye'yi yönetme iddiamı gerçeğe dönüştürme imkanı elde etmiş oldum. Aldığım sorumluluğun ağırlığını, önemini biliyorum. Bir taraftan Türkiye'yi yöneteceğim, bir taraftan da demokrasiyi yeniden inşa edeceğim.

‘ÖNEMLİ OLAN ÜLKEDİR'

– Sizin adaylığınız nasıl kararlaştırıldı? 

Sayın genel başkan beni evine davet etti. Araştırdıklarını, anket yaptıklarını, benim aday olmamın ülke için, parti için doğru olduğunu söyledi. Karşısına çıkıp iki kez aday olmamın hiç önemli olmadığını, önemli olanın memleket olduğunu ifade etti. Adaylığım açıklandıktan sonra eşim Ülkü, “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. “80 milyonun sorumluluğunu üzerimde hissediyorum. Bu millete layık olmaya çalışacağım” dedim.

– Bazı AKP temsilcilerinin, “Kılıçdaroğlu, rakibi İnce'den kurtulmak için onu aday gösterdi” sözlerine ne diyorsunuz?

Gülüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu benden kurtulmak için değil, Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak için beni aday gösterdi.

‘BİSİKLETE BİNERİM’

– Halk sizi seçerse nasıl bir cumhurbaşkanı olacaksınız?

Bisiklete binen, bazen kendi arabasını kullanan, 3 bin korumayla gezmeyen, misafirlerini Atatürk'ün mekanı Çankaya Köşkü'nde ağırlayan bir Cumhurbaşkanı olacağım.

‘SALTANAT BİTECEK'

– Peki seçilirseniz nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz?

Onarım sürecine gireceğiz. Demokratikleşeceğiz. Özgürleşeceğiz. Devleti yönetenler tasarrufu öğrenecek. Şatafat dönemi sona erecek. Saraylar, saltanatlar olmayacak. Cumhurbaşkanlığı yemininden sonra Türkiye'yi Beştepe'den değil, Çankaya Köşkü'nden yöneteceğiz. Amacım, 16 Nisan 2017 anayasa değişikliklerini, yeni bir anayasa ile etkisiz hale getirmektir. Herkese eşit yakınlıkta bir kamu anlayışını hakim kılacağız. Türkiye'yi eksiksiz demokrasiye kavuşturacağız. Uzlaşmayı gerçekleştireceğiz. Huzur getireceğiz bu ülkeye.

– Ülkemizin sorunları neler?

Ciddi sorunlarımız var. Özellikle ekonomide, toplumsal barışımızda ve uluslararası ilişkilerde… Türkiye'nin yeniden yapılanmaya, açılan yaraların sarılmaya ihtiyacı var. Türkiye'nin en önemli sorunları ekonomi ve adalettir. İlk işim yargı bağımsızlığını sağlamak olacak. Hali içler acısı olan yargıyı düzeltmediğimiz takdirde hiçbir şeyi düzeltemeyiz. Görevimiz, hukukun üstünlüğüne dayanan bir devlet olmaktır. Keyfiliğin, ölçüsüzlüğün olduğu, emirlerin yasalara dönüştürüldüğü yerde ne hukuk devleti vardır ne de demokrasi vardır. Yargının bağımsızlığı, adaletin temelidir.

‘YARGI SİSTEMİ DEĞİŞECEK'

– Yargı sistemini düzeltmek için neler yapacaksınız?

Emirle çalışan yargıya son vereceğiz. Bağımsız, etkin ve gecikmeyen yargı düzenimiz olacak. Adalet bakanı, adaletin yönetiminde değil hizmetinde olacak. Yargıdaki siyasallaşma önlenecek. Yargı üyelerinin göreve başlaması siyasi erkin dışında olacak. Yargıç güvencesi için gerekli adımlar atılacak. Hakim ve Savcılar Kurulu yeniden yapılandırılacak. Yüksek yargının yapısı değişecek.

– Olağanüstü hal ne olacak?

İlk adım OHAL'in kaldırılması olacaktır. İhtiyacımız olan, hak arayanı siyasal müdahalelerle haklayan değil, siyasi erkin karşısında koruyan, hak arama özgürlüğünü güvence altına alan düzenin kurulmasıdır.

‘Rakiplerimle adil bir şekilde yarışmak isterim'

– Rakipleriniz için ne diyeceksiniz?

Kim aday olmak istiyorsa imza konusunda yardımcı olmalıyız. Ben HDP'li değilim, Saadet Partili değilim, İYİ Partili değilim, ben iliklerime kadar Cumhuriyet Halk Partiliyim. Ama rakiplerimle adil yarışmak isterim.

– Seçim ikinci tura kalırsa, iki kişiden biri Erdoğan olursa, diğeri hakkındaki tutumunuz ne olacak? 

Ben ilk turda seçimi almaya odaklanıyorum. Eğer seçim ikinci tura kalırsa, muhalefetin adayı kimse desteklemek boynumun borcu.

– Sandık ve seçim güvenliği için ne yapacaksınız?

Öncelikle herkesi oy kullanmaya çağırıyorum. Yetmez. Birincide bitmeyebilir, ikinci tura hazırlıklı olmak lazım. Yetmez. Sandıklara sahip çıkmak lazım. Yetmez. Islak imzalı tutanaklara sahip çıkmak lazım. Yetmez. Sonunda YSK'nın önüne gidebiliriz. Onun için 50 bin avukata hazırlıklı olmaları çağrısı yaptım. YSK üyelerine şimdiden adil olmalarını tavsiye ediyorum. 80 milyon onları tanımak zorunda kalmasın. Takdir onların.

Ülkeyi uçuruma götürenler ile ilelebet yaşatmak isteyenlerin arasında bir seçim yapacağız

– Ekonomi için hangi planlarınız var?

Krizden çıkmak için gerekli adımları atacağız. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan, üretimi geliştirmeyen ekonomi politikalarına son vereceğiz. Ekonomideki durum, yarınımızın yabancılara ipotek edildiğini göstermekte. Ekonomik bağımsızlığını yitiren ülkenin kendi çıkarlarını koruması mümkün değildir. Güneyimizdeki gelişmeler Türkiye için önemli tehditler içermekte. Ancak asıl tehdidi ekonomik göstergeler ortaya koyuyor. Bu ekonomik düzenden çıkış, öncelikli görevimizin başında yer almaktadır. Kamuya ait fabrikaların, taşınmazların satılmasıyla, yasadışı faaliyetleri meşrulaştıran aflarla bu sorun aşılamaz.

‘AĞIR BEDEL ÖDEDİK’

– Nasıl aşılır?

Bu krizden tek çıkış yolu hukuk devletine ve laik, demokratik rejime sahip çıkmaktır. Çünkü sorunun ortaya çıkışının temel nedeni kötü ekonomi yönetiminin yanında ülkemizin siyasal ve toplumsal alanda yaşadığı sorunlardır. Kurumların, kuralların, hukuka dayalı istikrarının bulunmadığı ülkede yatırımcı kendini güvende hissetmez.

– Toplumdaki ayrışmayı nasıl karşılıyorsunuz?

Kutuplaştıran politikalara asla fırsat vermeyeceğiz. Türkiye, kutuplaştırılmış olmanın ağır bedelini ödüyor. Bu sorunu aştığımız

oranda geleceğimizi kazanırız. Sorun, sorunu var edenlerle çözülmez. Sorun çözmenin yolu, sorunu ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmakla olur.

– Bu seçimi diğerlerinden ayıran özellik nedir?

Bu seçim, demokrasiden yana olanlarla ‘Tek adam rejimi'nden yana olanlar arasında bir seçimdir. Ülkeyi uçuruma götürmekte kararlı olanlarla, onu ilelebet yaşatacak olanlar arasında geçecek olan bir seçimdir. Uygulanmak istenen proje, bölünmüş, parçalanmış, geleceği bugünden çalınan, toplumu, topluluklar haline getirme projesidir. 24 Haziran'da ya bu sürecin geri döndürülmesine, demokrasimizin 143 yıllık tarihsel rotasına sokulmasına, eksiklerinin giderilmesine, geçmiş hataların onarılmasına, kısacası eksiksiz tam demokrasiye ‘Evet' diyeceğiz ya da bugün yaşamakta olduğumuz tüm sorunların derinleşerek devam etmesine ‘Evet' diyeceğiz. 24 Haziran seçimleri, demokrasi güçlerinin, tek adam rejimine geçit vermeyeceği, yeniden eksiksiz ve tam demokrasi diyeceği seçimler olacaktır.

Etiketler :