• Lohusa Sendromunun Çaresi Bulundu

    03 Şubat 2015 - 07:19
    Lohusa Sendromunun Çaresi Bulundu

    Doğum sonrası dönem annelerin en stresli ve depresyona en yakın olduğu dönemdir. Peki, bu dönemi en sağlıklı nasıl atlatacağınızı biliyor musunuz?

    Doğum sonrası dönemin anneler için hem çok mutlu hem de çok stresli bir dönem olduğunu belirten Lansinoh Türkiye Pazarlama Müdürü Derya İşçioğlu, “Bazı annelerde bu stres seviyesi normalin üzerinde yaşanabiliyor. Doğum sonrası depresyon olarak adlandırılan bu süreç aileler için çok yıpratıcı olurken, anne ile bebek arasındaki o ilk güçlü bağın kurulmasında da problemlere neden olabiliyor” dedi.

    30 yıllık emzirme deneyimi ile bebeklerin daha uzun süre anne sütü ile beslenmesi için çalıştıklarını söyleyen İşçioğlu; ” Doğum sonrası depresyonu emzirme sürecini de çok olumsuz etkiliyor. Annenin stres seviyesi hormonel düzenini negatif etkileyerek sütün azalmasına hatta kesilmesine neden olabiliyor. Anne bebeği görmek hatta ona dokunmak bile istemeyebiliyor” dedi.

    Annelerin bebeklerini emzirirken büyük bir rahatlama hissettiğini belirten ve bunun nedeninin emzirme sırasında salınan oksitosin hormonu olduğunu söyleyen İşçioğlu; ” Oksitosin hormonu kasların kasılarak sütün dışarı çıkmasını sağlar, annenin rahminin toparlanmasına yardımcı olur. Bunun yanında birçok araştırma gösteriyor ki oksitosin aynı zamanda rahatlama sağlıyor. Amerika’da The National Institutes of Health (NIH)’ın 2012 yılında 9000 annenin üzerinde yaptığı bir araştırma, emzirmeyi erken dönemde sonlandırmış ya da hiç emzirmemiş annelerin doğum sonrası depresyona yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

    Anneler, “bebekleri daha sağlıklı olsun diye” emzirmeyi seçiyor

    Lansinoh’un tarafından yapılan “Emzirme Araştırması 2014” kapsamında, annelere neden emzirmeyi seçtikleri sorulduğunda, araştırmaya katılan tüm ülkelerde, annelerin büyük bir çoğunluğu “bebeğimin sağlığı için” yanıtını verdi.

    Bebeklerinin sağlığı için emzirmeyi seçen annelerin oranı en yüksek Brezilya’da yüzde 91, en düşük Fransa’da yüzde 76. Türkiye’de ise bebeğimin sağlığı için emziriyorum diyen annelerin oranı yüzde 89.

    Araştırma yapılan tüm ülkelerde annelerin çok büyük bir bölümü kendileri emzirmiş olsalar da olmasalar da “emzirmek bir bebeği beslemenin en doğru yoludur” diyor. Türkiye’de bu oran yüzde 96,8.

    Annelerin ideal emzirme süreleri ve bu hedefleri gerçekleştirme oranları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor ancak Türkiye bir istisna!

    Araştırmaya göre; yedi ülkedeki (Brezilya, Çin, Almanya, Macaristan, Meksika, İngiltere ve ABD) annelerin büyük oranı ideal emzirme süresinin 6-12 ay olduğunu belirtiyor. Fakat sadece Çin’de anneler bu hedeflerini yüksek oranda gerçekleştirebiliyor.

    Fransa’da ise hem hedeflenen emzirme süresi oldukça kısa 3-6 ay, hem de bu hedefi gerçekleştirebilen annelerin oranı sadece yüzde 31.

    Türkiye ise bu konuda bir istisna. Annelerin yüzde 53’nün hedeflediği emzirme süresi 12-24 ay ve yüzde 43 oranında bu hedef gerçekleşiyor. (Dünya Sağlık Örgütü ilk altı ay sadece anne sütü, sonrasında da ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar anne sütü verilmesini öneriyor.)