Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil

Yazarın Diğer Yazıları

Kaşıkçı

Asrın liderimizin “arkadaşım” dediği Suudi Cemal Kaşıkçı’yı İstanbul’daki Suudi konsolosluğunda kuşbaşı doğradılar, Suudi konsolosu elini kolunu sallaya sallaya uçağa bindi gitti.

Merak ediyorsunuz, n’oluyor?

İsrail büyükelçimizi İsrail dışişleri bakanlığına çağırdılar, kendileri koltuğa oturdu, bizim elçiyi kameralar önünde tabureye oturttular.

Musul konsolosluğumuzu bastılar, konsolumuz dahil bütün konsolosluk çalışanlarımızı kaçırdılar.

Dışişleri bakanımızı Hollanda’ya sokmadılar, aile bakanımızı Rotterdam konsolosluğumuza sokmadılar, bakanımızı adeta kedi yavrusu gibi ensesinden tutup kapının önüne koydular, sınırdan dışarı attılar, vatandaşlarımızı köpeklere ısırttılar.

Yunanistan adalarımıza oturdu, mangal yaparak alay ediyorlar.

Suriye’de elçimiz yok.

İsrail elçimizi geri çektik, ister gönder ister gönderme diyorlar.

Mısır’a zaten gönderemiyoruz, kabul etmiyorlar.

Halkbank genel müdür yardımcımızı New York’ta tutukladılar.
Tarihte ilk kez bir bakanımız hakkında ABD’de tutuklama kararı çıkarıldı.
Washington emniyet müdürü, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın 12 resmi koruma polisi hakkında “wanted” afişiyle basın toplantısı yaptı.

Bilal’i İtalya’da az daha tutukluyorlardı.

Amerikan vatandaşı olduğunu gizlediği için Türk vatandaşlığından atılan Merve Kavakçı, Malezya büyükelçimiz yapıldı.

Tbmm’de soru önergesine cevap veren dışişleri bakanımız “her 10 diplomatımızdan üçünün fetocu çıktığını” açıkladı.

Bulgaristan, sınırımıza duvar örüyor.

Soykırım kararları yüzünden… Fransa elçimizi güya geri çektik, tıpış tıpış geri gönderdik, Kanada elçimizi güya geri çektik, usul usul geri gönderdik, ABD elçimizi güya geri çektik, paşa paşa geri gönderdik, İsveç elçimizi güya geri çektik, ufak ufak geri gönderdik, ABD elçimizi güya gene geri çektik, gene paşa paşa geri gönderdik, Fransa elçimizi güya gene geri çektik, gene tıpış tıpış geri gönderdik, Vatikan elçimizi güya geri çektik, götün götün geri gönderdik, Avusturya elçimizi güya geri çektik, Viyana kapılarına dayanırız dedik, Viyana’yı kuşatırız dedik, sayın ahalimize yönelik kuşatma höt zötleri bitince geri gönderdik, Lüksemburg elçimizi güya geri çektik, avuçiçi kadar ülkeye tükürdüğümüzü yalayıp gerisingeri gönderdik, Brezilya elçimizi güya geri çektik, tırıs tırıs geri gönderdik… Yalama oldu.

Kuveyt askeri ataşesi, Ankara’da trafikte tartıştığı F16 pilotu kurmay yarbayın ağzını burnunu kırdı, Kuveyt askeri ataşesini “istenmeyen adam” ilan etmeye kalktık, Kuveyt büyükelçisi tehdit etti, “sınırdışı etmeye kalkarsanız yatırımlarımız olumsuz etkilenir” dedi, yani açıkça “parayı keseriz” dedi, derhal yelkenleri suya indirdik, askeri ataşeyi sınırdışı etmedik, istenmeyen adam ilan etmedik.

Elçiye zeval oldu…
Tarihimizde ilk kez, devletimizin polisi Ankara’nın göbeğinde kameralar önünde tekbir getirerek Rusya elçisini sırtından vurdu.

Fransız gazeteciyi “casus” diye gözaltına aldık, Fransa cumhurbaşkanı Macron “bırakın” diye telefon etti, bıraktık.

Alman vatandaşı Türk gazeteciyi “casus” diye tutukladık, Almanya başbakanı Merkel bizim başbakanla konuştu, “bırakmazsanız bizden tank değil, bisiklet bile alamazsanız” dedi, bıraktık.

Amerikalı papazı “casus” diye tutukladık, ABD başkanı Trump “bırakmazsanız oyarım” dedi, bıraktık.

Amerikan gazetesine çalışan Suudi Cemal Kaşıkçı’yı İstanbul’daki Suudi konsolosluğunda kuşbaşı doğradılar, Suudi konsolosu elini kolunu sallaya sallaya uçağa bindi gitti.

Bu coğrafyada diplomasinin Kaşıkçı elması’ydık.
Ensesine vurulan, lokması alınan, istihbarat teşkilatlarının cirit attığı, dingonun ahırına çevirdikleri ülke haline geldik.

Yılmaz Özdil’in yazısı

Yazarın Diğer Yazıları