SON DAKİKA
  • İşçinin Ekmek Davası Yayılıyor

    19 Mayıs 2015 - 11:08
    İşçinin Ekmek Davası Yayılıyor
     İşçiler, “Taleplerimiz karşılansın, zararı telafi için hafta sonu da çalışabiliriz” dedi.

     38 aylık mahkeme sürecinden sonra geçen ay sözleşme yapan Bosch işçileriyle maaşta eşitlenmek isteyen işçiler, eylemlerin neden başladığını şöyle anlatıyor: “Bosch’la yapılan sözleşmede maaşlarımız arasında saat ücreti olarak ortalama 2 lira fark oluştu. Saati 6 liraya çalışan için 2 lira büyük rakam. Bu, maaşta ortalama 500-600’e tekabül ediyor.”

    Türkiye’nin en büyük otomotiv işletmelerinden Oyak-Renault’nun Bursa’daki fabrikasında 4 bine yakın işçi dört gündür ayakta.

    Eylemi başlatan vardiyada çalışan bin kadar işçi dört gündür fabrikanın bahçesinden çıkmamış, diğer iki vardiya ise demir parlaklıkların dışındaki bahçeye konuşlanmış. Önce pankartlar dikkat çekiyor: “Harran ovası, Oyak Reno’nun yuvası”; “Sonunu düşünen Harranlı olamaz”, “Zalimin zulmü varsa, Harranlıların Allah’ı var”, “Diren Reno, İşitme ve Dilsiz Engelli Harranlılar”. Pankartlara işçi sözcüsü Erhan İmralı açıklık getiriyor: “Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo filminde bir sahne vardır. Kemal Sunal kendisine önündekinden daha az maaş verildiğini görünce ‘Benimki niye düşük’ diye sorar. Muhasebeci ‘onlar sendikalı’ der.”
    8 yıldır bu fabrikada çalışan İmralı yeni bir sendika düşünmediklerini belirtirken, eylemlerinin nasıl ve neden başladığını şöyle anlatıyor:

    500 LİRALIK FARK

    “Sendika ile MESS arasında her iki yılda yenilenen sözleşme 2014 Aralık’ta üç yıllık yapıldı. Sözleşme süresinin üç yıla çıkması rahatsızlık yarattı. Ardından bir buçuk ay önce Bosch’la yapılan sözleşmede maaşlarımız arasında saat ücreti olarak ortalama 2 lira fark oluştu. Saati 6 liraya çalışan için 2 lira büyük rakam. Bu, maaşta ortalama 500-600’e tekabül ediyor. Bunun düzeltilmesi ve Bosh işçileriyle şartların eşitlenmesi için önce sendikayla görüştük. Sendika sözleşmenin 3 yıllık olduğunu hatırlatarak bunun mümkün olmadığını söyledi.

    Mesai sonrası slogan atmalar, servise geç binmeler başladı. Ama hiçbir şekilde fabrika durdurulmadı, zarar verilmedi, tepkimizi gösterdik. Sendikadan toplu istifa etmek istedik. Saldırıya uğradık. İyileştirme için de Fransa ile görüşüleceği söylendi. 15 gün süre istediler. Çalışmaya devam ettik. Bir hafta sonra ‘Biz MESS’e siz Türk Metal’e bağlısınız, bu sözleşme bitene kadar, 2017’ye kadar yeni bir zam mümkün değil’ dendi. Fabrika yönetimi rahatsız edici bir durum yaratmıyor, hatta içerideki işçilerin yemeklerine yardımcı oluyor. Sıkıntı işçi ile işveren arasında değil MESS ile işveren arasında.”

    İŞÇİLERDEN 4 TALEP

    Eylemler aslında Bosch’ta sözleşmenin imzalanmasının ardından nisan ayı içerisinde başlamış. İşçiler işverene taleplerini iletmiş. Ancak kabul edilmemiş. 5 Mayıs’ta yürüyüş düzenleyen işçiler, sendika temsilcilerinin kendilerine saldırdıklarını ifade ediyor. O gün 2 işçinin işten çıkarılması ise bardağı taşıran son damla olmuş. Üretimin durduğu fabrikalardaki işçilerin 4 talebi bulunuyor. Bu talepler şöyle:

    1- Bosch’taki ücret artışları ve haklar diğer fabrikalara da uygulansın. İşçiler Bosch’ta yüzde 65 zam verildiğini, ancak kendilerine yüzde 7 ile 10 arasında zam yapıldığına dikkat çekiyor. İşçilerin ücretleri ise değişiyor. Bin 300 lira alan da var 8 yıldır çalışıp bin 750 lira alan da… Renault’ta çalışan 8 yıllık işçi saat ücretinin 7.58 lira olduğunu, sözleşme sonrasında Bosh’taki saat ücretinin ise 9.40 lira olduğuna dikkat çekti. Yine işçiler Bosh’taki işçilerle aralarında 500 liralık ücret farkı olduğuna işaret etti.

    ‘EKMEK DAVASI…’

    İşçiler 4 talepleri kabul edilinceye kadar fabrikadan ayrılmayacaklarını vurgularken, ‘Asla buradan gitmeyiz. Taleplerimiz karşılanana kadar, kazanana kadar buradayız. Sonuna kadar buradayız’ diye ekliyor. İşçiler eylemlerinin amacını da şöyle özetliyor:

    ‘Ekmeğimiz, emeğimiz için eylemdeyiz. Bizim siyasetle işimiz yok. Davamız ekmek davası. Biz haksızlıkları ortadan kaldırmak için eylemdeyiz. Bocsh’ta nasıl zam verildiyse bize de verilsin. Hiçbir siyasi örgütün, partinin işçilerin içerisine girmesini izin vermiyoruz.’ Destek vermeye gelenler karşıdan desteklerini iletip ayrılıyor.

    FABRİKAYA ZARAR GELMESİN 

    Renault içinde ve dışında eylem yapan işçiler, fabrikaya zarar gelmemesi için de çaba gösteriyor. ‘Biz fabrikamızı seviyoruz’ diyen işçiler, geceleri de fabrikadaki araç gerece zarar gelmemesi için nöbet tutuyor. Hatta işçiler fabrika kapalı kaldığı sürede oluşan zararı telafi etmek için gerekirse hafta sonları da çalışabileceklerini, ancak öncelikle taleplerinin karşılanması gerektiğini de şirket yönetimine bildirdi. Bu arada Renault’ta üretim durduğu için şirketin diğer ülkelerdeki fabrikalarına da parça gönderilemiyor. Bu nedenle diğer ülkelerdeki Renault fabrikalarında da üretim durdu. Şirket krizi çözmek üzere üst düzey yöneticilerini Türkiye’ye gönderdi.

    Farikadaki işçiler bakanlık müfettişleri tarafından tehdit edildiklerini de söyledi. Müfettişlerin eylem devam ederse tazminatsız işten atılacaklarının belirttiklerine dikkat çeken işçiler, yılmayacaklarını vurguladı.

    Eylemdeki işçilere sivil toplum örgütleri ve belediyeler tarafından yemek getiriliyor. Renault’ta fabrika yönetimi de işçilere yemek sağlıyor. Bu arada az sayıda polis işçilerin eylemlerini herhangi bir müdahalede bulunmadan uzaktan izliyor.

    MAKO DA İŞ BIRAKTI

    OYAK Renault’daki iş bırakma eylemi TOFAŞ ve Coşkunöz firmalarından sonra dün yedek parça üreten MAKO’ya da sıçradı. 16 fabrikaya mal üreten 1170 MAKO işçisi, işçi temsilcilerinin beyanlarına göre kimsenin işten çıkarılmaması ve sendikanın fabrikadan çıkarılması için işverenden onay aldı. 15 yıldır MAKO’da çalıştığını söyleyen bir işçi, Bosh’taki 3 yıllık işçiyle aynı maaşı aldığını ifade etti. Eyleme katılan işçilerin maaşları 1350 lira ile 3700 arasında değişiyor. Bosh işçilerinin maaşlarının ise 500-600 lira fazla olduğu söyleniyor.

     ‘OY KAYBI KORKUSUYLA MÜDAHALE EDİLMİYOR’

    TOFAŞ CEO’sunun dün sabah sahaya inerek, eyleme son verilmesini istediğini belirten Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mesut Gezer Hürriyet’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Eylemcilerin yaptıkları hareketler kitlesel harekete dönmeye başladı. Geçmiş dönemde yaşadığımız Gezi olayları gibi işçilerin de Gezi’si olsun diyerek mi birileri bunu tetikledi, onu anlamakta zorlanıyoruz.”

    Bosch’un sürecinin farklı olduğunu iddia eden Gezer, “Bosch’da iyi bir sözleşme yaptık, ilk defa bir sendika masa başında istediğini fazlasıyla aldı bunun karşılığında hak etmediği bir sürece dahil oldu. İki şeyi bunlara güzel anlatamadık. Rakip sendika Birleşik Metal’in sürecini ve Bosh sürecini. Eğer ben Bosh sürecini bu insanlara zafer sözleşmesi olarak adlandırsaydım işin süreci farklı olacaktı. İşçiyi dahil etmedik, orada eksiğimiz var” dedi.
    Hükümetin oy kaybı korkusuyla müdahale etmediğini öne süren Gezer, “Diğer siyasi partilerin milletvekili adayları geliyor hepsi ‘yanınızdayız’ diyor. Niye yanındasın? Bu adam sözleşmeye mi oturmuş, biten sözleşme için pazarlık yapıyor. Bu adamlar kapının önüne konduğunda şimdi destek veren belediyeler, oy isteyenler karşılasın ihtiyaçlarını bakalım. Hiçbiri gelmez” diye konuştu.
    Şu an Tofaş’ın saat ücreti ortalamasının 10.04 TL, Renault’un 9.83 TL, Bosch’un ise 9.43 TL olduğunu belirten Gezer şunları söyledi:

    “Yıllarca Bosch bu ortalamaların altında kaldığı için bu sıkıntıları çektik. 38 ayda 53 boşanma var, 863 kişi işinden ayrılmış, icralıklar hacizlikler. TOFAŞ CEO’sunun açıklaması kafalarda soru işaretleri bıraktı. Görüşmelerimiz devam ediyor. Bu sözleşmeyi MESS’le sadece Türk Metal yapmadı, MESS’e bağlı bir sürü sendika var. Bu kelebek etkisi yaratır, ülkenin içindeki kaosu büyütür diyerekten bu süreç delinemez. Ben onunla nikah yapmışım. Sözleşmeyi yapalı 9 ay olmuş, ikinci zammı almışım tepki yoktu. Valilik’in alanları boşaltması, insanların aileleriyle konuşması gerekiyor.”