• Eşten gizli kredi çekmek boşanma sebebi sayıldı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden habersiz kredi çeken adamın bu hareketini 'güven sarsıcı' olay olarak değerlendirerek boşanma sebebi saydı.

    21 Ekim 2018 - 13:54
    Eşten gizli kredi çekmek boşanma sebebi sayıldı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden habersiz kredi çeken adamın bu gizli hareketini ‘güven sarsıcı’ olay olarak değerlendirip, bu kusurlu davranışı boşanma sebebi saydı. Emsal kararla birlikte, eşinden habersiz banka kredisi çeken taraf, boşanma davalarında kusurlu sayılacak.

    İHA’nın haberine göre Balıkesir’in Edremit ilçesinde ikamet eden çift boşanmaya karar verdi. Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada eşler karşılıklı suçlamalarda bulundu. Tarafları dinleyen mahkeme, davalı kocaya yönelik; eşine hakaret edip, onu aşağıladığı yönündeki suçlamaları ‘duyuma dayalı’ olduğu gerekçesiyle reddetti. Davalı kocanın eşine haber vermeden bankadan kredi çekmesini ‘güven sarsıcı davranış’ olarak nitelendiren Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafları boşadı. Davacı kadına nafaka ödenmesi gerektiğine karar veren Mahkeme, davalı kocanın mağdur kadına manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Kararı davalı koca temyiz etti.

    Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkemenin boşanma sebebi olarak saydığı ‘eşten habersiz kredi çekmenin güven sarsıcı davranış olduğuna dikkat çekilen Yargıtay kararında şöyle denildi:

    “Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir. Somut olayda, davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoş görüldüğü, bu nedenle de bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusuru ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadının manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerekir. Yetersiz gerekçeyle davacı kadın yararına tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

    YORUMLAR