Başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek: Ortalık toz duman

Başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek: Ortalık toz duman
Mehmet Şimşek Halkbank'a ABD tarafından ceza kesildiğine yönelik bilgilerin yalan olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı Merkez Bankası'nın 300 puan faiz artırma kararının geç alınmış bir karar olduğunu belirtti

Mehmet Şimşek Halkbank'a ABD tarafından ceza kesildiğine yönelik bilgilerin yalan olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı Merkez Bankası'nın 300 puan faiz artırma kararının geç alınmış bir karar olduğunu belirtti. Şimşek, "Merkez Bankası geç de olsa çok güçlü bir adım attı. Hemen akabinde piyasaların normalleşmesi bekleniyor ama hemen öyle olmuyor" diye konuştu. Şimşek TÜSİAD'ın eleştirilerine cevap verirken 'ortalık toz duman' ifadesini kullandı.

Mehmet Şimşek NTV yayınında açıklamalarda bulundu. İşte Şimşek’in açıklamalarından satır başları:

Merkez Bankası geç de olsa çok güçlü bir adım attı. Hemen akabinde piyasaların normalleşmesi bekleniyor ama hemen öyle olmuyor. 2016 ‘ya giderseniz benzer bir durum var.

Bir tanesi Halk Bankası’na ilişkin süreç var. Halk Bankası bu durumu yalanladı. Halk bankası yalanladı ama bu kadarı da olmaz. 49 milyar dolar olduğunu söylüyor ve bu da vatandaşımızın üzerinde etkili oluyor. Bunlar tamamen uydurma haberler…

‘SADECE TL’YE ÖZGÜ BİR DEĞER KAYBI DEĞİL’

Hükümetimiz bu konuda ne gerekiyorsa yapacaktır. Bu adımların etkili olması küresel gelişmelerle ilgilidir.. Dünyaya bakarsanız sanki güllük gülistanlık sadece Türk Lirası’nda sorun var gibi ama öyle değil. 10 yıllık ABD faizi %3 civarındadır ve bu kritik bir eşiktir. Gelişmekte olan ülkeler faiz artışlarından olumsuz etkiliyor. Petrol fiyatları artarsa o ülke için olumsuzdur. ABD doları tüm para birimlerine karşı değer kazandı. Para birimlerindeki değer kaybı sadece TL’ye özgü değildir.

Para politikasının tepkisi biraz zaman aldı. Merkez Bankası çok güçlü bir tepkiyle cevap verdi ve gerektiğinde de tepkilerine devam edecek. Biz zor bir coğrafyada yaşıyoruz. OHAL kısmen doğrudan yatırım girişimini etkiliyor. OHAL neden geldi bir mecburiyetten dolayı geldi.

‘SALDIRILARI ENGELLMEK İÇİN OHAL VAR’

Hükümet olarak parti olarak OHAL’i istemeyiz. Şartlar Türkiye’yi terörle mücadele vs saldırıları engellemek içindir. Terörle mücadelede elimiz rahatladığı an Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi OHAL bir gün bile devam etmeyecektir.

Dış kaynaklı hususlar ortaya çıkmazsa… Atılan adımlar bir 10 gün içinde kendini gösterir. Türkiye seçime gidiyor. Dışarıdan içeriden bu seçimlere bir takım müdahaleleri görüyoruz. Biz gerekeni yapacağız. Bundan sonra ne gerekiyorsa yapacağız. Bir takım endişeleri gidermek lazım. Türkiye net olarak seçim sonrasında bu adımları atacak ve bir düzenleme yapılacak.

Kamunun borç sorunu yok. Kamunun güçlü duruşu. Firmalarımız ister istemez bu gelişmelerden etkileniyor. Firmalara vergi yapılandırma konusunda devlete ilişkin konularda yapılandırma konusunda yardımcı oluyoruz.

‘VATANDAŞIMIZ KORKMASIN’

Bankacılık sektörüne ilişkin bir takım endişeler ifade ediliyor. Bankacılık sermaye yeterlilik oranı son derece güçlüdür.

Ben 11 yılı aşkın bir şekilde bakanlık yapıyorum ben hiçbir zaman merkez bankasını ne neyi nasıl yapması gerektiğinde bir beyan vermedikçe biz hükümet olarak buna değer veriyoruz. Biz bu süreçte de Merkez Bankamıza yardımcı olacağız. Her türlü hassasiyeti gösteriyoruz. Türkiye çok mesafe kaydetmiştir.

Kur rejimi değişmeyecek vatandaşımız korkmasın. Bunların hepsi Türkiye’nin ekonomisine zarar veren söylemlerdir. kur rejiminde değişiklik ne konuşulmuştur ne de böyle bir şey olacaktır. Tartışmalar olabilir ama önemli olan nihai olan yapılandır. Ne dalgalı kur rejiminden geri adım atılması ne gündeme gelmişti ne de yapılmıştır. Ancak bu söylemler dışarda da içeride de zarar veriyor.

Mesajımız çok net para politikasında normalleşme devam edecek maliye politikasında Türkiye’nin güçlü bir durumu var bunu devam ettireceğiz. Biz ikiz açığa tolerans göstermeyeceğiz. Seçim öncesi bazı adımları telafi edecek adımlarımız var. Gündemimizde vergi artışı ve yeni vergi yok. Kayıt dışında mücadelede de yeni enstrümanlarımız var. Seçim sonrasında ilişkin görüşlerimizi paylaşacağız. Türkiye tabii ki kendi menfaatleri doğrultusunda kendi cevabını verecek.

Avrupa Birliği ile Bulgaristan’la bir zirve ve yaptıkları ve bu iyileşme de devam edecek. Biz gelişmekte olan ülkelere odaklanacağız. ABD ile terör mücadele konusunda af, fikir ayrılıklarımız var. ABD’nin sonunda doğruyu göreceğine inanıyorum .Türkiye’nin risk pirimi azalacaktır. para politikasında gereken tepkiler gerekirse yeniden verilir. Bizim güçlü bir hikayemiz var ve bu hikayemiz değişmedi. İki Türkiye bütün bu şoklara rağmen teröre rağmen kişi başlına milli gelirde 10 bin doların üzerine çıkmış durumda.

Kur reel olarak bu seviyelerde kalırsa eğer bir tahrip olacak. Bu trendi bizim geri çevirmemiz ile birlikte tahribat sınırlanır. Bizim dünyadan alacağımız var. Dış borç faiz ödemelerini olumsuz etkiliyor. Gelişim hane halkına vatandaşımızın döviz borcu yok. Hane halkımızın döviz mevduatı var mı tabi ki var. Bu süreçten olumsuz etkilenmiyorlar. Reel varlıklarda uzun vadede bizim lehimize olacak.

‘REFORM SÜREKLİLİK GEREKTİRİR’

TÜSİAD’la ilişkilerimiz iyi.. Ama ortalık toz duman…. Bu ülkede çok ciddi reformlar yapıldı. Arge reformunu yaptık. Çalışma hayatında esnekliği arttıracak reformunu yaptık. Bir çok reform yaptık ..En önemlisi dünya bankasıyla çok kapsamlı bir reform yaptık tabii ki bunlar yetmez reform süreklilik gerektirir. Türkiye’nin en zor dönemi olan 2016 da çok öneli reformlar yapılmıştır. Türkiye yapısal sorunları var ama kalkındı ve gelişti. Piyasadaki bu oynaklığa bakıp bu türde reform  yapılmadı algısı çok yanlış.

Etiketler :