• Cumhuriyet’ten Fatih Altaylı’ya belgeli yanıt!

    Cumhuriyet yönetimi ile Habertürk yazarı Fatih Altaylı arasında "Nadir Nadi'nin evi kaça satıldı" başlıklı yazı sonrası başlayan tartışma devam ediyor.

    14 Ocak 2018 - 11:28
    Cumhuriyet’ten Fatih Altaylı’ya belgeli yanıt!
    Cumhuriyet yönetimi ile Habertürk yazarı Fatih Altaylı arasında “Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı” başlıklı yazı sonrası başlayan tartışma devam ediyor.

    “GAZETECİ DEĞİL, TETİKÇİ DENİYOR”

    Cumhuriyet yönetimi, bugün (14 Ocak 2017) “son yanıt” vurgusuyla yaptığı açıklamada, Vakıf Gayrimenkul Değerleme Kuruluşu’nun, Nadir Nadi’nin İstanbul Harbiye’deki evinin değerinin 2 milyon 400 bin lira olduğu yolundaki raporunu okurları ile paylaştı. Açıklamada, Altaylı’ya yönelik olarak “Sahici bir gazeteci o bilgileri araştırmadan, ilgili taraflara sormadan, bilgileri birkaç kaynaktan doğrulatmadan gazetesine yazmaz. Bu mesleğin temel kuralı. Böyle yapmayana meslek dilinde ‘gazeteci’ değil ‘tetikçi’ deniliyor” dendi.

    NE OLMUŞTU?

    Habertürk yazarı Fatih Altaylı, 7 Ocak’ta “Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı” başlığıyla yayımlanan yazısında Nadir Nadi’nin İstanbul Harbiye’deki evinin değerinin çok altında, Halkalı’da bir daire fiyatına satıldığını ileri sürmüştü. Cumhuriyet yönetimi ise, bu iddiaya ilişkin olarak  “Merhum Nadir Nadi’nin eşi, merhume Berin Nadi’den Cumhuriyet Vakfı’na miras bırakılan daire 17 Aralık 2015’te 2 milyon 400 bin TL’ye satıldı. Bu bedel, Vakıf Gayrimenkul Değerleme AŞ’ye yaptırılan ‘rayiç değerin tespiti’ araştırmasına ilişkin 18 Eylül 2015 tarihli raporda yazılı değerdir” açıklamasını yapmıştı.

    Altaylı ise, 12 Ocak’ta yayımlanan yazısında “Sıkılmadan diyorsunuz ki: ‘Vakıflar değer tespiti yaptı’. Ayıptır, utanın. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün tespit ettiği fiyat ‘en düşük’ 3 milyon 300 bin TL ki dairenin gerçek değeri bunun bile üstünde” ifadesini kullanmıştı.

    Cumhuriyet tarafından yapılan açıklama şöyle:

    Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı 7 Ocak’ta “Nadir Nadi’nin evi kaça satıldı” başlıklı bir yazı yayımladı. Cumhuriyet gazetesini susturma amaçlı soruşturmayı başlatan ve halen FETÖ sanığı olarak yargılanmakta olan savcı Murat İnam’ın iddianamesinin merkezine yerleştirdiği konulardan birini Altaylı’nın, durup dururken savcının iddialarını yineleyip düpedüz yalanlarla beslenmiş bir köşe yazısına taşımaya neden ihtiyaç duyduğu anlaşılamadı. Cumhuriyet bu iftira ve yalanlarla örülmüş yazıya bir cevap verdi ve yalanları belgelerle çürüttü.

    Ancak bu açıklama Fatih Altaylı’yı ya da onu bu yalan bilgilerle besleyen karanlık kaynakları susturmaya yetmedi. Fatih Altaylı 12 Ocak günü köşesini yine aynı konuya ayırdı ve Cumhuriyet’in açıklamasına karşı “Sen özür dile Cumhuriyet yönetimi” başlığı ile yalanların dozunu yükselterek iddialarına devam etti.

    Altaylı, savcının yanında saf tutup Cumhuriyet yönetimine saldırdığı ilk yazısında “Bana gelen bilgilere göre, bu ev değerinin çok çok altında bir fiyata satılmış” demişti. Bir gazeteciye “bazı kaynaklardan” bazı bilgiler gelir. Sahici bir gazeteci o bilgileri araştırmadan, ilgili taraflara sormadan, bilgileri birkaç kaynaktan doğrulatmadan gazetesine yazmaz. Bu mesleğin temel kuralı. Böyle yapmayana meslek dilinde “gazeteci” değil “tetikçi” deniliyor. Ancak bu Cumhuriyet’in değil Fatih Altaylı’nın sorunu.

    “ÖZÜR DİLEMELİ”

    Altaylı son yazısında Cumhuriyet yönetiminin özür dilemesi gerektiğini yazıyor. Fatih Altaylı’nın mesleğe Cumhuriyet gazetesinde başlamış ve ardından da böyle bir “gazeteciye”(!) dönüşmüş olmasından dolayı okurlardan özür dilememiz gerekiyorsa içtenlikle özür dileriz. “Cumhuriyet okulu”ndan bir daha böylelerinin yetişmesine yol açmamak için eleman seçiminde daha dikkatli davranmaya da kararlıyız…