SON DAKİKA
  • AKP’nin ‘ucuz et’ hilesi: Kilosunu 15 liradan getirip, 29 liradan satıyor

    Türkiye'nin gündemine oturan 'ucuz et' hakkında yeni bir ayrıntı daha ortaya çıktı. AKP 15 liraya aldığı eti üzerine yaklaşık yüzde 50 zam koyarak 29 liraya satıyor

    05 Kasım 2017 - 11:31
    AKP’nin ‘ucuz et’ hilesi: Kilosunu 15 liradan getirip, 29 liradan satıyor

    Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın başlattığı başlattığı ucuz et projesini eleştirerek “Koyun ithal edildi. İnek ithal edildi. Saman ithal edildi. Ve… Kıyma ithal edildi.Sayın hükümetimiz kilosunu 15 liraya yurtdışından getirip, halkımıza ucuz et yediriyoruz ayaklarıyla 29 liradan satıyor” dedi.

    AKP ETİ 15 LİRAYA ALIYOR, YAKLAŞIK YÜZDE 50 ZAMLA HALKA ‘UCUZ’ DİYE SATIYOR

    Yılmaz Özdil’in “Ucuz et” başlığıyla yayımlanan (5 Kasım 2017) yazısı şöyle:

    Koyun ithal edildi.
    İnek ithal edildi.
    Saman ithal edildi.
    Ve…
    Kıyma ithal edildi.

    *

    (Sayın hükümetimiz kilosunu 15 liraya yurtdışından getirip, halkımıza ucuz et yediriyoruz ayaklarıyla 29 liradan satıyor.)

    *

    Asrın liderimiz tee 2007 yılında miting meydanında bas bas bağırarak söylemişti aslında… “İki koyun güdemeyen adam, kalkmış başbakan olmak istiyor, buna anlam veremiyorum” demişti.
    2008 yılında bu konuya tekrar değindi, demokrasimiz için en az iki koyun gütmek gerektiğini izah ederek, “iki koyun güdemeyenler utanmadan erken seçim istiyor” dedi.

    2009 yılında Aydın mitinginde gene bu mevzudan bahsetti, devlet işinin şakası olmadığına dikkat çekti, “bunlara birkaç koyun verin, kaybedip gelirler, koyun güdemeyene devleti teslim etmeyin” dedi.
    Aynı sene Karaman’da konuştu, Karaman’ın koyunu üzerinden örnek verdi, “sakın haa, bunlara üç tane Karaman koyunu verin, inanın güdemezler, Karaman’ın koyununu bunlara emanet etmeyin” dedi.

    Karaman’dan Ankara’ya geçti, koyundan davara geçti, “bunlara koyun teslim edeyim demeyin haa, kaybeder gelirler, bırak davarı, koyun bile güdemezler, memleket elden gider” dedi.
    2011’de New York’a giderken uyardı, “üç koyun güdemeyen birinden siyasetçi olmaz, devlet yönetmek ciddi iştir” dedi.
    2012’de bütçe görüşmeleri sırasında hatırlattı, “memleket yönetmek başka bir şeydir, herkesin harcı değildir, beş tane koyunu yönetemeyenler ülke nasıl yönetilir bilemez” dedi.
    2013’te TBMM kürsüsünden haykırdı, “üç koyun ver, güdemez, üç koyunu güdemeyen bu ülkeyi yönetemez, anlamaz bu işlerden” dedi.

    Gene o sene, koyunlara karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmek gerektiğini anlattı, “Dicle’nin kenarında kurtların kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır, iki koyun güdemeyene ülkenin yönetimi bırakılamaz” dedi.
    2014’te televizyonda söyledi, “bu zata beş tane koyun, beş tane keçi verin, kaybeder gelir” dedi.
    Bi ara keçi’den sıkıldı, “bunlar iki kaz güdemez” dedi.

    2015’te miting kürsüsünden tembihledi, “bunlara beş koyun verin, inanın güdemezler, aman haa” dedi.
    Bu sene Ankara’da gene ikaz etti, “bu zata beş tane koyun verin, beş tane keçi verin, kaybeder döner, güdemez” dedi.
    Bi ara çıktı “ben çobanım” dedi ama, bizzat Çorum valisi gerçeği açıkladı, “yurtdışından çoban ithal edeceğiz” dedi.

    *

    Netice?

    Ukrayna’dan Hırvatistan’dan koyun alıyorlar.
    Şili’den Uruguay’dan inek alıyorlar.
    Angola’dan Bulgaristan’dan saman alıyorlar.
    İthalat olmasa tezek bile yapamıyoruz.
    Ve…
    Sırp kasabından kıyma alıyorlar.

    *

    Söyleye söyleye dilinde tüy bitti asrın liderimizin… “Aman haa, koyun güdemeyene memleketi teslim etmeyin” diyor, anlatamıyor ahaliye!

    İlkeli, onurlu, namuslu duruşuyla Türkiye’nin vicdan adreslerinden biri olan, çağdaş kuvayi milliye’nin yayınevi Kırmızı Kedi, yine saldırıya uğradı. Birkaç ay önce kar maskeli tetikçiler tarafından çekiçlerle camı çerçevesi indirilmiş, akıllı olun diye tehdit edilmişti, şimdi, İstanbul Kitap Fuarı’nda onbinlerce insanın gözü önünde on kadar tetikçinin saldırısına uğradı, standı dağıtılmak istendi, “Asena” isimli kitabını imzalayan Sabahattin Önkibar yumruklanmaya çalışıldı. Korkuturuz, yıldırırız diye düşünüyorlar. Beğenmedikleri yazı yazılmasın, beğenmedikleri kitap basılmasın istiyorlar. Halbuki, bilgiyi şiddetle susturmaya çalışan, kitaba saldırma noktasına gelen diktatörlük süreçlerinin sonu hep aynıdır, vız gelir tırıs gider.