Fatih Ertürk

Fatih Ertürk

Yazarın Diğer Yazıları

“Ah ulan Rıfkı…!…Yine olmadı, sonrakine inşallah…!”

24 Haziran seçimlerinin sonucu Türkiye’de; parlamenter sistemin, Atatürk ilke ve inkılaplarının, cumhuriyet temel ilke ve değerlerinin siyaseten ve matematiksel olarak bittiğini anlatan bir yol ayrımı ve kilometre taşıdır. Bunun önekleri de var. Rusya Büyükelçiliğinin resmi internet sitesine vize başvurusu yapmak için başvuran vatandaşların yönlendirildiği başvuru sayfasında “The Embassy of the Russian Federation in the Kingdom of Turkey-Türkiye Kralllığındaki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği” yazısı göze çarpıyor. İster sözcük hatası deyin, ister kavram kargaşası deyin sonuç değişmiyor. Türkiye’nin artık yeni yazgısı bu.

Yani hala; “Şuna hazırlanıyoruz, buna hazırlanıyoruz. Yerel seçimler var, ot püsürük” gibi sözlerin hiçbir kalıcı anlamı yok. CHP bu seçimlerde açık v enet söylüyorum; “İktidar olmak istemedi”. CHP’nin genel başkan yardımcısı Seyit Torun seçimlere az bir zaman kala gerçeğin ve aydınlığın sesi Halk TV’nin ekranlarında; “Biz listelere şöhretli isimleri koymadık” dedi. Kimdi bu “şöhretli” isimler. Mustafa Balbay, Haluk Pekşen, Hüsnü Bozkurt, Fikri Sağlar, Barış Yarkadaş, Ömer Süha Aldan, Eren Erdem, Erdal Aksünger. Yani say say bitmez. Peki bu isimlerin şöhreti nereden geliyordu; birincisi parti için kar demeden kış demeden, sokak demeden cadde demeden, gazetelerde ve televizyonlarda canla ve başla mücadele eden CHP’nin aydınlık yüzlü vitrin isimleriydi. Peki kim kaldı geriye; Tekin Bingöl, Bülent Tezcan, Tuncay Özkan, Haluk Koç, Engiz Özkoç, Özgür Özel, Fethi Açıkel, Yıldırım Kaya. Peki bunların adı ne; genel merkez yanlılarına göre “A takımı”. Peki Mustafa Balbay, Haluk Pekşen ve Hüsnü Bozkurt gibi partinin genlerinden, temelinden gelen, Atatürkçü Cumhuriyetçi isimlerin adı ne “Z takımı”. Yani liste dışı.

Sorulacak soru şu; CHP seçmeni neden partisinin iktidar olacağına dair bir umuda kapılamadı ve oturup siyaset mühendisliği yaparak AKP’nin önünü kendi oyunun dağılımıyla kesmeye çalıştı. Seçmen sayısı 56 milyondan 59 milyona çıkarken yani 3 milyona yakın seçmen sayısı artarken CHP’nin oyları neden 4 puana yakın düştü. AKP’nin aldığı oy “26 milyon 900 bin 096” . CHP’nin aldığı oy “11 milyon 348 bin 899” . Aradaki oy farkı; “15 milyon 552 bin”. Bu kadar oy farkının açılmasına neler neden oldu.

1 Kasım 2015 CHP’nin oy oranı yüzde 25,31. Aldığı oy ne; 12 milyon 109 bin 985. Peki seçmen sayısı 2 milyon 380 bin artmasına rağmen CHP’nin 24 Haziran 2018 seçimlerinde aldığı oy miktarı ne; 11 milyon 348 bin 899. Yine söylüyorum oy veren seçmen sayısı 2,5 milyona yakın artarken senin 2018’de aldığın oy ile 2015’te aldığın oy arasındaki fark ne kadar; eksi 761 bin oy. Seçmen sayısı 2 milyon 380 bin artmasına rağmen CHP neden 700 bin oy kaybetti. Sadece Hatay’da CHP’nin oy kaybı (ki büyükşehir ellerinde) yüzde 6’yı buldu.

Bakın CHP’nin kalesi neresi; Ankara Çankaya yani Ankara 1. Bölge. 1 Kasım 2015 seçimlerinde CHP’nin Çankaya’da oyu ne; yüzde 42,12. Peki 24 haziran 2018’de CHP’nin Ankara Çankaya yani birinci bölgede oyu ne; yüzde 36,06. Peki Ankara 1. Bölgede birinci sıra adayı kim; Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl. Buradaki oy kaybı oranlara vurursak ne; yüzde 6,06. Peki seçmen sayısı 2 milyon 350 bin artarken Ankara’da CHP’nin kalesinde niçin yüzde 6 oy kaybedildi.

Sorun şu; CHP yönetimi ne yazık ki listeleri yaparken “İktidara aday bir parti listesi” yerine “Seçim sonrası kurultaya hazırlık” listesi yaptı. Yani kendi yönetimi bile partinin iktidara geleceğine inanmadı. Genel merkez yönetimi kendini seçilecek garanti yerlere yazarken partiye oy getirecek sevilen isimleri bilerek dışladı. Peki bu sonuca nereden varıyorsun derseniz şöyle bir bakalım;

Tekin Bingöl (Genel Başkan Yardımcısı Ankara 1. Bölge 1. Sıra), Haluk Koç (Genel Başkan Yardımcısı Ankara 3. Bölge 1. Sıra), Çetin Osman Budak (Genel Başkan Yardımcısı Antalya 2. Sıra -Mecburen Deniz Baykal’ın hemen arkası), Öztürk Yılmaz (Genel Başkan Yardımcısı Ardahan birinci sıra), Lale Karabıyık (Genel Başkan Yardımcısı Bursa 1. Sıra), Muharrem Erkek (Genel Başkan Yardımcısı Çanakkale 1. Sıra), Gülizar Biçer Karaca (Genel Başkan Yardımcısı Denizli 1. Sıra), Gamze Akkuş İlgezdi (Genel başkan Yardımcısı İstanbul 1. Bölge 3. Sıra), Akif Hamzaçebi ( Genel Sekreter İstanbul 1. Bölge 2. Sıra), Onursal Adıgüzel (Genel Başkan Yardımcısı İstanbul 1. Bölge 4. Sıra), Fethi Açıkel (Genel Başkan Yardımcısı İstanbul 1. Bölge 5. Sıra), Aykut Erdoğdu (Genel Başkan Yardımcısı İstanbul 2. Bölge 2. Sıra),  Mehmet Bekaroğlu (İstanbul 3. Bölge 3. Sıra), Bülent Tezcan (Genel Başkan Yardımcısı Aydın 1. Sıra), Seyit Torun (Genel Başkan yardımcısı Ordu 1. Sıra), Veli Ağbaba (Genel Başkan Yardımcısı Malatya 1. Sıra), Tuncay Özkan (Genel başkan yardımcısı İzmir 1. Bölge 1. Sıra)

Daha  fazla uzatmak istemiyorum ama; 3 grup başkanvekilinin üçü de birinci sırada yer buldular. Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin hepsi birinci veya ikinci sırada yerlerini aldılar.

Peki bu listeye rağmen alınan oy ne; yüzde 22. Yani seçmen sayısının artmasına rağmen geçen seçimlerden 700 bin oy ve 25,31’den 4 puan daha az.

Sizce de bunda bir yanlışlık yok mu. Böylesine kritik seçimlerde CHP nasıl olur da tanınan, bilinen, bedel ödeyen, mücadeleci isimleri listenin dışına sürerek irtifa kaybeder. Bu saatten sonra partinin başında Ahmet kalsa ne olur, Mehmet gelse ne olur. Rejim değiştikten, sistem değiştikten ve Türkiye’nin aydınlık geleceği kaybedildikten sonra elden ne gelir.

Yerel seçimlere hazırlanılacakmış…!…Ben şimdiden seçmenin yakınmalarını duyar gibiyim;

Ah ulan Rıfkı…!…Yine olmadı, sonrakine inşallah…!”

Yazarın Diğer Yazıları